|
Sanat eleştirmeni Zhanna Veyts'in
Mustafa Günen için yorumu;
Mustafa Günen'in deniz resimleri izleyenlere, 19'yy
sanatçısı Theodore Gericault'in (1791-1824) tarihi
"Medusa'nın Salı" tablosundan bu yana hiçbir sanatçıda
görülmeyen suya ilişkin büyük bir keyif yaşatıyor.
Deniz, Günen'in eserlerinde kah sakin, yatıştırıcı kah
hırçın fırtınalar eşliğinde yansıtılırken, ışığın ve
gölgenin ustaca kullanımıyla izleyici denizin gizemi
içinde adeta kaybolduğunu hissediyor. Küçük bir orta
Anadolu şehri olan Kırşehir'de dünyaya gelen Günen,
kendi kendini yetiştirmiş bir yetenektir. Resme genç
yaşta çok sevdiği "resimli öyküler" le başlamış, ama
sonuçta yeteneğinin bir çıkış noktası olan mobilya
yapımına yönelmiştir. Bu iki aşkı, 50'li yılların
tanınmış, ödüllü deniz ve peyzaj ressamı Peter
Ellenshaw'dan aldığı esinlenmeyle birleştirmiş ve
hayalindeki resimleri mobilya üzerine aktarmışsa da, çok
geçmeden içindekileri doğrudan yağlıboya tuvale dökmeye
başlamıştır. Paletinde sadece siyah, beyaz, sarı,
kırmızı ve lacivert renkleri kullanan Günen, bir
fotograf mükemmelliğinde deniz resimleri yapıyor.
Günen'in tablolarına Avrupalı sanatseverlerin ve Nevzat
Boztaş'ın özel koleksiyonunda rastlamak mümkün. Günen,
suya hayat veren ve izleyiciyi deniz fantezileriyle
büyüleyen, kendi kuşağının Ellenshaw'ı olmayı
hedefleyen bir sanatçı…
Art-Mine
|